TİYANŞAN

Ükücülüğü ve Ülküdaşlığı Tatmak İçin...
 
Anasayfa::.ANASAYFA.::SSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yapBAŞBUĞ

Paylaş | 
 

 Ülkü Ocakları Genel Merkezi Hocalı'yı unutmadı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Gökberk TİYANŞAN
REİS
REİS
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 606
Yaş : 32
NERDEN : İstanbul
KİŞİSEL MESAJ : Konu Ekleyen Ülküdaşlarımıza Teşekkür Etmeyi Unutmayın..!
Kayıt tarihi : 31/07/08

MesajKonu: Ülkü Ocakları Genel Merkezi Hocalı'yı unutmadı   Cuma Şub. 27, 2009 9:13 pm



Hocalı Soykırımı'na giden süreçte SSCB politikalarının etkisine de değinen Atila Kaya, günümüz şartlarında Azerbaycan'ın gerek askeri, gerekse siyasi açıdan geri kaldığını belirtti. SSCB'nin Hocalı Soykırımına giden süreçte büyük vebal taşıdığı ve bu soykırımın sadece Ermeni çetecilere yüklenmemesi ve SSCB'nin süreçteki sorumluluğunun iyi analiz edilmesi gerektiğini anlattı. Azerbaycan'ın bağımsızlık yolundaki çalışmalarına da değinen Kaya, bu doğrultuda Azerbaycan'ın bağımsızlık yolundaki büyük lideri Ebulfeyz Elçibey'in saygı ve minnetle anılması gerektiğini söyledi.
Katılımcılar, Hocalı Soykırımı hakkında çarpıcı bilgilerin verildiği programın oldukça verimli geçtiğini söylerlerken, asenaların da yoğun katılımı dikkat çekti.

Ayrıca Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından Hocalı Katliamı ile ilgili yazılı basın açıklaması yapıldı.

Yazılı basın açıklamasının metni şu şekilde:

İnsanlık tarihinin sözde en medeni devirlerinin yaşandığı bir çağda; Hocalı'da, bütün dünyanın görmezden geldiği bir katliam yaşandı. Yirminci asrı Türk'e acı, ızdırap ve dert olarak hatırlatacak zulümlere bir yenisi daha eklendi.
1992 yılında, 25 Şubat'ı 26 Şubat'a bağlayan gece, kana susamış, insanlıktan çıkmış Ermeniler, Rus ordusunun destek ve himayesinde Hocalı'da bir katliama giriştiler. Uluslararası hukukta ismine "soykırım" denilen bu katliamda 83'ü çocuk, 106'sı kadın, 70'i yaşlı olmak üzere 613 kişi hunharca katledildi.
Bütün dünya bu katliama sessiz kaldı. Ne acıdır ki; benliklerinden utanan, tarihi gerçeklere aykırı olarak Ermeniler'den özür dileyen sözde aydınlar, Hocalı'da şahadet şerbeti içenlerin, karnı deşilen anaların, masum balaların feryatlarını duymak istemediler. İnsan hakları adına Ermeni tezlerini dillendirenler; Hocalı'da, dünyanın televizyonlardan izlediği vahşeti ağızlarına almadılar. Mağdur olan başka bir millet olunca, sesleri çok gür çıkan sözde insan hakları savunucuları, mağdur Türk milleti olduğunda üç maymunu oynamayı tercih etti.
Sözde aydınlar ve milli değerlerden uzak bazı siyasetçiler de soykırımcı ve işgalci Ermenistan'la dostluk, kardeşlik türküleri söylemektedir. İşgalci Ermenistan ile dostluk yarışına girenlerin ellerine, I. Dünya Savaşı'nda Ermeni çetecilerinin katlettiği insanımızın, ASALA terör örgütünün katlettiği diplomatlarımızın, Hocalı'da soykırıma uğrayan soydaşlarımızın kanları bulaşmıştır.

Hoşgörü ve adalet timsali olan milletimiz tarihinin hiçbir döneminde yapmadığı bir şey için suçlanırken, yakın bir tarihte Hocalı'da acımasız bir katliama maruz kalmıştır. Milletinin sevdasını sinesinden hiçbir zaman çıkarmayan, dünyanın neresinde bir Türk varsa, onun derdiyle hemdert olup sevinciyle mutlu olan ülkücüler, sinsi oyunların ve tezgâhların şuurundadır. Zulüm elbet payidar olmayacaktır. Bizler, mazimizden aldığımız feyzle, Türk'ün kuracağı adalet ve hoşgörü dünyasına doğru emin adımlarla ilerlemekteyiz.
Bu vesileyle; Hocalı şehitlerini rahmet ve minnetle anıyor, Türk Dünyası'na bir kez daha başsağlığı diliyoruz.

Hocalı Soykırımı'na giden süreçte SSCB politikalarının etkisine de değinen Atila Kaya, günümüz şartlarında Azerbaycan'ın gerek askeri, gerekse siyasi açıdan geri kaldığını belirtti. SSCB'nin Hocalı Soykırımına giden süreçte büyük vebal taşıdığı ve bu soykırımın sadece Ermeni çetecilere yüklenmemesi ve SSCB'nin süreçteki sorumluluğunun iyi analiz edilmesi gerektiğini anlattı. Azerbaycan'ın bağımsızlık yolundaki çalışmalarına da değinen Kaya, bu doğrultuda Azerbaycan'ın bağımsızlık yolundaki büyük lideri Ebulfeyz Elçibey'in saygı ve minnetle anılması gerektiğini söyledi.
Katılımcılar, Hocalı Soykırımı hakkında çarpıcı bilgilerin verildiği programın oldukça verimli geçtiğini söylerlerken, asenaların da yoğun katılımı dikkat çekti.

Ayrıca Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından Hocalı Katliamı ile ilgili yazılı basın açıklaması yapıldı.

Yazılı basın açıklamasının metni şu şekilde:

İnsanlık tarihinin sözde en medeni devirlerinin yaşandığı bir çağda; Hocalı'da, bütün dünyanın görmezden geldiği bir katliam yaşandı. Yirminci asrı Türk'e acı, ızdırap ve dert olarak hatırlatacak zulümlere bir yenisi daha eklendi.
1992 yılında, 25 Şubat'ı 26 Şubat'a bağlayan gece, kana susamış, insanlıktan çıkmış Ermeniler, Rus ordusunun destek ve himayesinde Hocalı'da bir katliama giriştiler. Uluslararası hukukta ismine "soykırım" denilen bu katliamda 83'ü çocuk, 106'sı kadın, 70'i yaşlı olmak üzere 613 kişi hunharca katledildi.
Bütün dünya bu katliama sessiz kaldı. Ne acıdır ki; benliklerinden utanan, tarihi gerçeklere aykırı olarak Ermeniler'den özür dileyen sözde aydınlar, Hocalı'da şahadet şerbeti içenlerin, karnı deşilen anaların, masum balaların feryatlarını duymak istemediler. İnsan hakları adına Ermeni tezlerini dillendirenler; Hocalı'da, dünyanın televizyonlardan izlediği vahşeti ağızlarına almadılar. Mağdur olan başka bir millet olunca, sesleri çok gür çıkan sözde insan hakları savunucuları, mağdur Türk milleti olduğunda üç maymunu oynamayı tercih etti.
Sözde aydınlar ve milli değerlerden uzak bazı siyasetçiler de soykırımcı ve işgalci Ermenistan'la dostluk, kardeşlik türküleri söylemektedir. İşgalci Ermenistan ile dostluk yarışına girenlerin ellerine, I. Dünya Savaşı'nda Ermeni çetecilerinin katlettiği insanımızın, ASALA terör örgütünün katlettiği diplomatlarımızın, Hocalı'da soykırıma uğrayan soydaşlarımızın kanları bulaşmıştır.

Hoşgörü ve adalet timsali olan milletimiz tarihinin hiçbir döneminde yapmadığı bir şey için suçlanırken, yakın bir tarihte Hocalı'da acımasız bir katliama maruz kalmıştır. Milletinin sevdasını sinesinden hiçbir zaman çıkarmayan, dünyanın neresinde bir Türk varsa, onun derdiyle hemdert olup sevinciyle mutlu olan ülkücüler, sinsi oyunların ve tezgâhların şuurundadır. Zulüm elbet payidar olmayacaktır. Bizler, mazimizden aldığımız feyzle, Türk'ün kuracağı adalet ve hoşgörü dünyasına doğru emin adımlarla ilerlemekteyiz.
Bu vesileyle; Hocalı şehitlerini rahmet ve minnetle anıyor, Türk Dünyası'na bir kez daha başsağlığı diliyoruz.
25 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan Türkleri'nin haince katledildiği Hocalı Katliamı, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezi'nde düzenlenen etkinlikle anıldı.

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Harun Öztürk'ün de katıldığı anma programına Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı ve MHP İstanbul Milletvekili Atila Kaya'nın konuşmacı olarak katıldı. Programa yine Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı ve Milliyetçi Hareket Partisi MYK Üyesi Suat Başaran ve çok sayıda üniversiteli genç de katıldı.

Kuran-ı Kerim okunmasıyla başlayan panelde, şiir dinletisinin ardından MHP İstanbul Milletvekili Atila Kaya bir konuşma yaptı. Kaya konuşmasında; Hocalı'da Azerbaycan Türkleri'ne yapılan soykırıma vurgu yaparken, yaşanan acıları anlattı. Ermeni çeteciler ve Rus ordusunun da bu soykırımda büyük pay sahibi olduğunu belirten Kaya'nın konuşması büyük ilgiyle dinlendi.
MHP İstanbul Milletvekili Atila Kaya: "Hocalı Soykırımı ile ilgili Ülkü Ocakları çok büyük bir boşluğu gidermekte ve konuya gereken ilgiyi göstermektedir. Ülkü Ocakları'nın bu gibi milli meselelere hassasiyetle yaklaşması gerçekten takdire şayandır. Ülkücü gençlerin birçok cazibe unsurundan fedakârlık ederek, Türkiye'nin meseleleri hakkında gösterdikleri alakadan ötürü Türk Milliyetçiliğine, Türklük Davasına büyük hizmet etmektedirler" dedi.

Hocalı Soykırımı'na giden süreçte SSCB politikalarının etkisine de değinen Atila Kaya, günümüz şartlarında Azerbaycan'ın gerek askeri, gerekse siyasi açıdan geri kaldığını belirtti. SSCB'nin Hocalı Soykırımına giden süreçte büyük vebal taşıdığı ve bu soykırımın sadece Ermeni çetecilere yüklenmemesi ve SSCB'nin süreçteki sorumluluğunun iyi analiz edilmesi gerektiğini anlattı. Azerbaycan'ın bağımsızlık yolundaki çalışmalarına da değinen Kaya, bu doğrultuda Azerbaycan'ın bağımsızlık yolundaki büyük lideri Ebulfeyz Elçibey'in saygı ve minnetle anılması gerektiğini söyledi.
Katılımcılar, Hocalı Soykırımı hakkında çarpıcı bilgilerin verildiği programın oldukça verimli geçtiğini söylerlerken, asenaların da yoğun katılımı dikkat çekti.

Ayrıca Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından Hocalı Katliamı ile ilgili yazılı basın açıklaması yapıldı.

Yazılı basın açıklamasının metni şu şekilde:

İnsanlık tarihinin sözde en medeni devirlerinin yaşandığı bir çağda; Hocalı'da, bütün dünyanın görmezden geldiği bir katliam yaşandı. Yirminci asrı Türk'e acı, ızdırap ve dert olarak hatırlatacak zulümlere bir yenisi daha eklendi.
1992 yılında, 25 Şubat'ı 26 Şubat'a bağlayan gece, kana susamış, insanlıktan çıkmış Ermeniler, Rus ordusunun destek ve himayesinde Hocalı'da bir katliama giriştiler. Uluslararası hukukta ismine "soykırım" denilen bu katliamda 83'ü çocuk, 106'sı kadın, 70'i yaşlı olmak üzere 613 kişi hunharca katledildi.
Bütün dünya bu katliama sessiz kaldı. Ne acıdır ki; benliklerinden utanan, tarihi gerçeklere aykırı olarak Ermeniler'den özür dileyen sözde aydınlar, Hocalı'da şahadet şerbeti içenlerin, karnı deşilen anaların, masum balaların feryatlarını duymak istemediler. İnsan hakları adına Ermeni tezlerini dillendirenler; Hocalı'da, dünyanın televizyonlardan izlediği vahşeti ağızlarına almadılar. Mağdur olan başka bir millet olunca, sesleri çok gür çıkan sözde insan hakları savunucuları, mağdur Türk milleti olduğunda üç maymunu oynamayı tercih etti.
Sözde aydınlar ve milli değerlerden uzak bazı siyasetçiler de soykırımcı ve işgalci Ermenistan'la dostluk, kardeşlik türküleri söylemektedir. İşgalci Ermenistan ile dostluk yarışına girenlerin ellerine, I. Dünya Savaşı'nda Ermeni çetecilerinin katlettiği insanımızın, ASALA terör örgütünün katlettiği diplomatlarımızın, Hocalı'da soykırıma uğrayan soydaşlarımızın kanları bulaşmıştır.

Hoşgörü ve adalet timsali olan milletimiz tarihinin hiçbir döneminde yapmadığı bir şey için suçlanırken, yakın bir tarihte Hocalı'da acımasız bir katliama maruz kalmıştır. Milletinin sevdasını sinesinden hiçbir zaman çıkarmayan, dünyanın neresinde bir Türk varsa, onun derdiyle hemdert olup sevinciyle mutlu olan ülkücüler, sinsi oyunların ve tezgâhların şuurundadır. Zulüm elbet payidar olmayacaktır. Bizler, mazimizden aldığımız feyzle, Türk'ün kuracağı adalet ve hoşgörü dünyasına doğru emin adımlarla ilerlemekteyiz.
Bu vesileyle; Hocalı şehitlerini rahmet ve minnetle anıyor, Türk Dünyası'na bir kez daha başsağlığı diliyoruz.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://tiyansan.hareketforum.com
 
Ülkü Ocakları Genel Merkezi Hocalı'yı unutmadı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» DoksanÜç Harbİve Genel Olarak Muhacirlarin Yasadiklari
» Ülkede birlik Konseri
» "TÜRKÇEMİZİ KORUYALIM" kampanyası hakkında genel bilgilendirme

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TİYANŞAN :: ÜLKÜCÜ HAREKET :: ÜLKÜ OCAKLARI-
Buraya geçin: