TİYANŞAN

Ükücülüğü ve Ülküdaşlığı Tatmak İçin...
 
Anasayfa::.ANASAYFA.::SSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yapBAŞBUĞ

Paylaş | 
 

 SELÇUK DURACIK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Gökberk TİYANŞAN
REİS
REİS
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 606
Yaş : 32
NERDEN : İstanbul
KİŞİSEL MESAJ : Konu Ekleyen Ülküdaşlarımıza Teşekkür Etmeyi Unutmayın..!
Kayıt tarihi : 31/07/08

MesajKonu: Geri: SELÇUK DURACIK   Perş. Ağus. 28, 2008 4:45 pm



SELÇUK DURACIK
05 HAZİRAN 1983
Yugoslavya göçmeni bir ailenin çocuğu olup 22 yaşındaydı. Ailece, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde oturuyor, seyyar satıcılık yapıyordu. Daha öncede birkaç defa Ülkücülük suçundan Cezaevine girmişti. Polisler tarafından arandığını öğrenince kendiliğinden giderek emniyete teslim olmuş fakat, yargılandığı 12 Eylül adaleti dağıtan İzmir 2. Nolu Askeri Mahkemesi tarafından idam cezasına çarptırılmıştı. 3 Haziran günü, idam edildiğine dair haberler radyoda yayınlanırken İzmir Emniyet Müdürlüğü'nde işkence ile yeni ifadeleri almaya çalışılıyordu. İki gün sonra Buca Kapalı Cezaevi'nde sabaha karşı asılarak şehit edildi.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://tiyansan.hareketforum.com
AYBERK
TUĞGENERAL
TUĞGENERAL
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 154
Yaş : 33
Kayıt tarihi : 03/08/08

MesajKonu: Geri: SELÇUK DURACIK   Perş. Ağus. 14, 2008 9:13 pm

emeğine ellerine sağlık..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Gökberk TİYANŞAN
REİS
REİS
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 606
Yaş : 32
NERDEN : İstanbul
KİŞİSEL MESAJ : Konu Ekleyen Ülküdaşlarımıza Teşekkür Etmeyi Unutmayın..!
Kayıt tarihi : 31/07/08

MesajKonu: Geri: SELÇUK DURACIK   Perş. Ağus. 14, 2008 12:19 am

Ellerine sağlık kardeşim. ALLAH rahmet eylesin abilerimize ve ablalarımıza.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://tiyansan.hareketforum.com
BordoBereli
BİNBAŞI
BİNBAŞI
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 82
Yaş : 27
NERDEN : Hollanda
İŞ/HOBİLER : Ogrenci
KİŞİSEL MESAJ : BordoBereli,..
Kayıt tarihi : 04/08/08

MesajKonu: Geri: SELÇUK DURACIK   Ptsi Ağus. 11, 2008 8:30 pm

Emegine saglik.....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
cCcebru28cCc
TUĞGENERAL
TUĞGENERAL
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 152
Yaş : 28
NERDEN : Berlin
İŞ/HOBİLER : Öğrenci
KİŞİSEL MESAJ : ...Tanri Dagi Kadar Türk, Hira Dagi Kadar Müslüman...
Kayıt tarihi : 04/08/08

MesajKonu: SELÇUK DURACIK   Çarş. Ağus. 06, 2008 1:38 pm

Selam Olsun Sizlere ...

5 Haziran, nice koçyiğitlerin, alperenlerin, ülkü yolunda can veren fidanların Hakk’a yürüdüğü tarihlerden bir gün. Bizim mazimizde, günümüzde, yüreğimizde olan, takvim yapraklarını koparırken gözlerimizi dolduran Kara Eylüller, Pehlivanoğlu, Selçuk, Halil, Önkuzu, Özmen, Ali Bülent, Ahmet Kerse, Fikri Arıkan ve nice Mehmedler…
Nice hayalleri vardı, nice umutları, gelecekleri erken bıraktı onları, onlar sinmediler, onlar susmadılar, onlar kaçmadılar, onlar satmadılar, onlar onlar…
O acı ve kanlı günleri yaşayan ağabeylerimin kimi idam sehpalarına yürüdü, kimi canından kanından gönlünden koparılan çiçeklerin yasını tuttu, kimi ülkü adlı nazlı gelini, bir sevdayı, Vatanı anlatıyor çocuklarına…
Yağmurlar dönerken kara, bazen de güneş gösterirken yüzünü, isimleri unutulanlara akar birkaç damla inceden gözlerimizden. Mevcut durum ahvaline girmek sadece eksikliğimizi gösterecek bizlere, bu ruhu, o deli kanı bugünde taşıyan yarınlara emanet edecek olan bizler…

Yumruğumuzu sıkalım, keskin öldürücü olalım demiyorum; görmezden gelmeyelim sahip çıkalım, kalemimizle, sözümüzle, samimiyetimizle, devletin bütün organları bizim bizim olana çalışarak, hak ederek ulaşalım. Şehitlerimiz rahat yatmıyor baba topraklarında, vatan toprağımızda, unutmak zul bize, unutmayalım, unutturmayalım, yaşayalım, yaşatalım.
Büyük Vatan Şairimiz Mehmet Akif’in dizeleri dökülüyor dilimizden “Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber, sana ağuşunu açmış duruyor, Peygamber.” Onları anlatmak geliyor içimden, Halil Esendağ’ı, Selçuk Duracık’ı, dilimin döndüğü, duyduğum, okuduğum kadar – birbirine sıkı sıkı bağlı 3-5 cümleyle-. İçimde o cümleler, hatırlatan, hatır tutan, dilimden dökülenler başka, ahde vefa imandandır diyor içimde titreyenler, kanımda hızlı olan hareketlenmeler ve bakışlarımdaki söz ebed bizimdir…
Manisa’nın Turgutlu ilçesinden Selçuk Duracık, seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlıyordu, daha öncede birkaç defa ülkücülük suçundan cezaevine girmişti, evet Ülkücülük suçundan. Arandığını duyup kendisi teslim oldu Selçuk Duracık, ardından Buca Cezaevi’nde asılarak şehit edildi. Manisa Saruhanlı’nın Gözlet köyündendi Halil Esendağ, bir takım olaylara karıştığı iddiasıyla tutuklandı, 3 Haziran tarihinde hakkındaki idam cezasının sabaha karşı infaz edildiğine dair radyo ve TV de yayın yapılmasına karşı, akıl almaz işkencelerden sonra 5 Haziran’da asılarak şehit edildi. Suçları Ülkücü olmaktı, biri 21 öteki 22 yaşındaydı, hayatlarının baharında, bu ülkeye temiz sevdalarının huzuruyla veda ettiler, Rablerine gülümseyerek…
Ruhları şad, mekânları cennet olsun…
Allah yar ve yardımcımız olsun…
Selçuk Duracık’ın Mektubu
Bismillahirrahmanirrahim Rahman ve Rahim olan Alllah'ın adıyla...
Devamlı var olan, O'ndan O'nunla varlıkta duran, varlığın başlangıcı olmayan... Zatında, sıfatlarında ve işlerinde benzeri olmayan, yaratılmışların hiçbirine benzemeyen, Diri, Bilici, İşitici, Görücü, Gücü Yetici, Söyletici, Yaratıcı olmak, sıfatlarına sahip olan Allah’u Teâlâ’ya yarattıklarının sayısı kadar hamd-ü senalar olsun, "inşallah".
Bütün dualar ve iyilikler, O'nun Peygamberi ve en sevdiği kulu, velisi, insanların her bakımdan her güzeli, Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz'e, yıldızlar kadar parlak olan sevgili aline ve ashabına bunları sevenlere, izlerinde gidenlere, İslamiyet'in muzafferiyeti için şehit düşenlere olsun, inşallah.
"Es-Selamü Aleyküm" Pek muhterem babacığım ve anneciğim. Gönül dolusu sevgi; hürmet ve hasretle kucaklaşır, muhabbetlerimle her iki ellerinizden öperim.
Ayrıca Hüseyin abime, Yüksel ve Gülsen kardeşlerime, muhterem dedeme, anneanneme, teyzeme, dayılarıma, yengelerime ve halalarıma ayrı ayrı selam eder, sevgi ve hürmet ile büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim. Cümle Ümmet'i Muhammed ile birlikte sizlerinde sağlık, sıhhat, saadet ve metanet üzere olmanızı Rahman ve Rahim olan Rabb'imden can-ı gönülden niyaz ederim.
Muhterem babacığım ve anneciğim, bu mektubu son ebedi yolculuğumuz olan Allah'ın huzuruna çıkmadan önce yazmış bulunuyorum. Yüce Mevlam sizlere sabır ve dayanma gücü versin. Benim ve sizlerin başıan gelen her ne ise, Cenab-ı Mevlamızdan gelmiştir. Onun için sabır edin, şükredin ki, geçmiş ve gelecek günahlarımız, Mevlamın vermiş olduğu musibetlerle temizlensin.
Aksi halde sabır etmezsek, Mevlamızın daha çok musibet belaları üzerimize gelir. Onun için hiç üzülmeyin. Çünkü Yüce Mevlamız bir Ayet-i Kerime'de şöyle buyurmaktadır: "Kullarımdan birisine bedeninde veya malında veya evladında bir musibet yönelttiğim zaman, sonra da o da güzel bir sabır ile karşılarsa, kıyamet günü onun için mizam kurmak veya onun için defter açmaktan haya ede-rim." Durum böyle olunca bizlere güzel bir sabır ve şükretmek düşüyor.
Yine Yüce Rabbimiz "Ben musibetleri sevdiğim kullarıma veririm" buyurmaktadır. Böyle olmasaydı Yüce Peygamberimiz musibetleri vermezdi. Hatta Yüce Peygamberimize (S.A.V.) Efendimiz duasında şöyle diyor: Ya Rabb bana yakın ver ki, musibetler bana kolay ve hafif gelsin.
"Rivayet ediliyor ki, Süleyman (Aleyhisselamın) oğlu vefat etti, Süleyman (A.S.) bundan dolayı çok üzüldü. Bunun üzerine iki melek kendisine geldi. Birisi dedi ki: "Ben tohum ektim, biçecek zaman geldiğinde buradan bir adam geçti, ziraatımı mahvetti" Bunun üzerine Süleyman (A.S.) diğerine sordu: "Sen ne diyorsun?"
O da dedi ki: "Ben caddeden yürüyordum, ziraatin üzerine geldim. Sağa ve sola baktım ki, yol ziraatin önünden geçiyor." Süleyman (A.S.) ziraatin sahibine: "Neden yola ektin, bilmez misin, millet için yol gereklidir." Ziraat sahibine de: "Sen niye çocuğa üzülüyorsun, bilmez misin ki ölüm ahiret yoludur?" dedi Süleyman (A.S.) gafletini anladı, Rabbine tövbe etti.
İşte babacığım ve anneciğim, sizlerde sakın üzülmeyiniz. Yüce Mevlamıza sabır ve şükrediniz. Bizim için böylesi daha hayırlıdır belki, bunu bilemeyiz. Mevlamız günahlarımızı affeylesin inşallah.
Peygamberlerden bir tanesi Rabbine şikayette bulunarak dedi ki; "Ya Rab... Mümin kulun sana itaat ediyor. Günahlardan uzaklaşıyor, sen ondan dünyayı alıyor, ona bela veriyorsun. Kafir kulun günahkar oluyor. Sen ondan belayı uzaklaştırıyorsun. Dünyayı onun için yayıyorsun. Bu nasıl olur?.. Bunun üzerine Cenab-ı Hak, o peygambere vahy göndererek, buyurdu: "Kullar benim. Bela da benimdir. Her birisi benim hamdimde tesbih eder. Mümin kulumun üzerinde günahlar olur. Ben dünyayı ondan alır, belayı veririm. Bela o kulun günahlarının kefareti olur. Ta ki, benim huzuruma gelinceye kadar. Huzuruma geldiğinde de sevaplarının mükâfatını ona veririm. Kâfirin de sevabı olur. Onun rızkını genişletirim. Belayı ondan uzaklaştırırım. Sevaplarının mükâfatını dünya ile ona veririm. Ta ki, benim huzuruma gelinceye kadar. O zaman da günahları ile cezalandırırım."
İşte böyle babacığım ve anneciğim. Sizler ne kadar çok sabrederseniz, ben de ebedi istirahathanemde huzurlu ve rahat olurum, inşallah. Bir Hadis-i Kutsi'de şöyle buyrulmaktadır: "Ey insanoğlu! belama sabreden benden razı olmuş olur. Sabretmeyen, nimetlerime kanaat getirmeyen kendine başka "Rabb" arasın. Ey insanoğlu! Belama sabreden benden razı olur."
Sizlerin sabredeceğini biliyorum. Eğer beni biraz seviyorsanız sakın ağlamayınız, üzülmeyiniz, Çünkü Peygamberimiz bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyuruyor: "Ölümü üzerine yas tutulan kimse, kıyamet gününde bu yüzden azaba uğratılır."
Sizler de benim azap, görmemi istemiyorsanız sakın ağlamayın ve yas utmayın, beni ebedi istirahathanemde rahatsız etmeyin. Dualarınızla beni rahatlatın. Sizler ne kadar sabrederseniz beni o kadar sevindirmiş olursunuz. Dualarınız için şimdiden Allah (c.c.) sizden razı olsun, "inşallah". Muhterem babacığım ve anneciğim.. Yüce Mevlamız nasip et ki, sizleri son olarak görmeyi biz aciz ve garip kullarından esirgemedi. Sizlere ziyaretle söylemek nasip olmayan helalleşmemizi artık burada yazmak istiyorum.
Canım babacığım ve anneciğim, biliyorsunuz ki, babanın ve annenin hakkı evlatlar üzerinde çok büyüktür. Ben oğlunuzu bu yükten kurtarın ve hakkınızı helal ediniz ki, bizler de Mevlamızın huzurunda perişan olmayalım. Ayrıca dedem, anneannem, teyzem, dayılarım, yengelerim, halalarım, Hüseyin abim, kardeşlerim Yüksel ve Gülsen de üzerimde olan haklarını helal etsinler. Beni soran, seven akraba ve Müslüman kardeşlerimizle de benim için helalleşin. Beni bu büyük yükten kurtarın. Benim hakkım varsa hepinize helal olsun.
Muhterem babacığım ve anneciğim, Cenab-ı Mevlamız sırasıyla hepimizi huzuruna alacak. Sizler sabır ve şükrederseniz, orada inşallah beraber olacağız. Yüce Rabbimiz cümle ümmeti Muhammed ile birlikte bizleri de dergâhına kabul, rızasına mazhar, Yüce Peygamberimiz (S.A.V.) şefaatine nasip edip, ebedi saadete ulaşmak nasip eylesin inşallah.
Muhterem babacığım ve anneciğim, burada aciz satırlarıma ve mektubuma son verirken Cenab-ı Allah (c.c.)'m rahmeti, mağfireti, af, feyz ve bereketi, Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimizin şefaati sizlerin ve cümle ümmetinin üzerine olsun, inşallah. Allah (c.c.)'a emanet olunuz.

Ölüler için yapılan dualar, nurdan yapılmış tabakalarla onlara takdim edilir. (Hadis-i Şerif)
Ölümü üzerine yas tutulan kimse, kıyamet günü bu yüzden azaba uğratılır. (Hadis-i Şerif)
Ölüye, kendisinin üzerine yas tutulması sebebiyle, kabirde azap olunur. (Hadis-i Şerif)
Yüce Rabbimize kavuşuyoruz. Onun için bizler üzülmüyoruz. Sizler de üzülmeyin.
Aciz ve garip oğlunuz SELÇUK DURACIK Haziran 1983
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: SELÇUK DURACIK   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
SELÇUK DURACIK
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» A.Selçuk İlkan-İkimiz Aynı Günde Doğmuşuz

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TİYANŞAN :: ÜLKÜCÜ HAREKET :: ÜLKÜCÜ ŞEHİTLER-
Buraya geçin: